19 Şubat 2026 Perşembe

SOSYAL AĞLARDA ÇEVRİMİÇİ SOSYAL DEDEKTİFLİK GİDEREK YAYIGINLAŞIYOR.

 SOSYAL AĞLARDA ÇEVRİMİÇİ SOSYAL DEDEKTİFLİK GİDEREK YAYIGINLAŞIYOR.

Sosyal dedektiflik, kişilerin hareketlerinden duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmayı ifade ediyor. Bir çeşit niyet okuma davranışı. Peki çevrimiçi yaşantının giderek yaygınlaştığı günümüzde, sosyal ağlarda bu durum ne şekilde hayatımıza tezahür ediyor? Bir paylaşımdaki yazıdan, görselden, ifade şeklinden karşınızdakinin size karşı olan tutumunu anlamaya çalıştığınız oldu mu? Örneğin; kişi mesaj uygulamasından “Tamam” yazdığında, acaba bana kızgın mı? diye düşünmek… Ya da tam tersi bir durumu düşünelim; aşırıya kaçan çoklu ortam (görsel, video, gif, emoji, ses vs.) kullanımında karşınızdakinin sizi ciddiye almadığı hatta dalga geçtiğini düşündünüz mü? Çevrimiçi ortamda geçen, kişinin paylaşımlarından niyet okuma davranışının adı “Çevrimiçi Sosyal Dedektiflik” … Gerçekliği ne kadar temsil ettiği bilinmeyen çevrimiçi iletişimin bir biçimi bu.

Sosyal medyada çeşitli içerik türleri paylaşılıyor. Bazen düşünerek bazen popüler olduğu için otomatikleşmiş olarak kullanılan paylaşım biçimleri, ifadeler, kullanılan dil vs. çevrimiçi ağlarda ne şekilde etki gösteriyor düşüncesinden yola çıktığımızda; Sosyal ağlarda, paylaşımların üç dereceye kadar güçlü etki gösterdiği biliniyor. Paylaşım yapıldığında, içeriğin taşıdığı duyguların arkadaşına, arkadaşının arkadaşına ve onun arkadaşına güçlü etki yayarak nüfuz ettiği bildiriliyor. Yani kişinin ağında bulunan kişiler birincil etkilenenler, onların arkadaşları ikincil ve bu şekilde yayılan zincirleme etkiler… Hatta olumsuz ifadeler barındıran paylaşımların olumluya göre 10 kat fazla kişilerin duygularına nüfuz ettiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Hal böyle olunca, kullanılan o anki içerik türleri ve taşıdığı duygu-düşünce bileşimini yayılım gücüyle birlikte değerlendirdiğimizde, derin anlam arayan sosyal dedektifler bu işten ilk zarar görenler. Çevrimiçi ortamda sürekli tekrarlayan niyet okuma davranışı ve acabaların kişide yarattığı etki bir süre sonra gerçek yaşamında olumsuz sonuçlara yol açabilme potansiyeline sahip. Çok boyutlu olarak ele alınabilecek çevrimiçi sosyal dedektiflik davranışı, sosyal medya bağımlılığının bir uzantısı da olabilmekte. Ya da UCLA yalnızlık ölçeği ile birlikte değerlendirilebilecek bir konu olarak bilimsel zeminde yer bulabilecek bir çalışma alanı. Çünkü kişinin içinde bulunduğu durumun buna sebep olabilme potansiyeli vardır. Her ne biçimde ele alınacak olursa olsun, çevrimiçi davranışlarla gerçek yaşamın mozaikleştiği bir dünyada yaşadığımız gerçeği içindeyiz.

 

Devamı gelecek…

Aylin Tutgun Ünal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder