SOSYAL AĞLARDA ÇEVRİMİÇİ SOSYAL DEDEKTİFLİK GİDEREK YAYIGINLAŞIYOR.
Sosyal dedektiflik, kişilerin hareketlerinden
duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmayı ifade ediyor. Bir çeşit niyet okuma
davranışı. Peki çevrimiçi yaşantının giderek yaygınlaştığı günümüzde, sosyal
ağlarda bu durum ne şekilde hayatımıza tezahür ediyor? Bir paylaşımdaki yazıdan,
görselden, ifade şeklinden karşınızdakinin size karşı olan tutumunu anlamaya
çalıştığınız oldu mu? Örneğin; kişi mesaj uygulamasından “Tamam” yazdığında, acaba
bana kızgın mı? diye düşünmek… Ya da tam tersi bir durumu düşünelim; aşırıya
kaçan çoklu ortam (görsel, video, gif, emoji, ses vs.) kullanımında
karşınızdakinin sizi ciddiye almadığı hatta dalga geçtiğini düşündünüz mü?
Çevrimiçi ortamda geçen, kişinin paylaşımlarından niyet okuma davranışının adı “Çevrimiçi
Sosyal Dedektiflik” … Gerçekliği ne kadar temsil ettiği bilinmeyen çevrimiçi
iletişimin bir biçimi bu.
Sosyal medyada çeşitli içerik
türleri paylaşılıyor. Bazen düşünerek bazen popüler olduğu için otomatikleşmiş
olarak kullanılan paylaşım biçimleri, ifadeler, kullanılan dil vs. çevrimiçi ağlarda
ne şekilde etki gösteriyor düşüncesinden yola çıktığımızda; Sosyal ağlarda,
paylaşımların üç dereceye kadar güçlü etki gösterdiği biliniyor. Paylaşım
yapıldığında, içeriğin taşıdığı duyguların arkadaşına, arkadaşının arkadaşına
ve onun arkadaşına güçlü etki yayarak nüfuz ettiği bildiriliyor. Yani kişinin
ağında bulunan kişiler birincil etkilenenler, onların arkadaşları ikincil ve bu
şekilde yayılan zincirleme etkiler… Hatta olumsuz ifadeler barındıran
paylaşımların olumluya göre 10 kat fazla kişilerin duygularına nüfuz ettiği bilimsel
olarak kanıtlanmıştır. Hal böyle olunca, kullanılan o anki içerik türleri ve
taşıdığı duygu-düşünce bileşimini yayılım gücüyle birlikte değerlendirdiğimizde,
derin anlam arayan sosyal dedektifler bu işten ilk zarar görenler. Çevrimiçi
ortamda sürekli tekrarlayan niyet okuma davranışı ve acabaların kişide
yarattığı etki bir süre sonra gerçek yaşamında olumsuz sonuçlara yol açabilme
potansiyeline sahip. Çok boyutlu olarak ele alınabilecek çevrimiçi sosyal
dedektiflik davranışı, sosyal medya bağımlılığının bir uzantısı da olabilmekte.
Ya da UCLA yalnızlık ölçeği ile birlikte değerlendirilebilecek bir konu olarak
bilimsel zeminde yer bulabilecek bir çalışma alanı. Çünkü kişinin içinde
bulunduğu durumun buna sebep olabilme potansiyeli vardır. Her ne biçimde ele
alınacak olursa olsun, çevrimiçi davranışlarla gerçek yaşamın mozaikleştiği bir
dünyada yaşadığımız gerçeği içindeyiz.
Devamı gelecek…
Aylin Tutgun Ünal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder